<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Helal Gıda, Helal Ürünler, Helal Parfüm, Helal Kredi, Helal Kozmetik, Helal Pazar, İslami Gıdalar, Helal Tavuk, Helal Et, Helal Yiyecek, Helal Un, Helal Ekmek</title>
	<atom:link href="http://www.helal.gen.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.helal.gen.tr</link>
	<description>Helal Gıda, Helal Ürünler, Helal Parfüm, Helal Kredi, Helal Kozmetik, Helal Pazar, İslami Gıdalar, Helal Tavuk, Helal Et, Helal Yiyecek, Helal Un, Helal Ekmek</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Apr 2011 12:47:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
		<item>
		<title>Rennet&#8217;in Özü Nedir?</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/rennetin-ozu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/rennetin-ozu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 12:47:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Helal Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Rennet'in Özü Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Rennet, peynir yapımında kullanılan bir enzimdir. Rennet genç dananın midesinden elde edilir. Genç dana kesildikten sonra midesi çıkarılır, süt ile doldurulur ve kuruması için asılır.<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/rennetin-ozu-nedir.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rennet, peynir yapımında kullanılan bir enzimdir. Rennet genç dananın midesinden elde edilir. Genç dana kesildikten sonra midesi çıkarılır, süt ile doldurulur ve kuruması için asılır. Kuruduktan sonra, rennetin arıtılmamış ekstratını elde etmek için ufalanır (kıyma gibi). Daha sonra arıtılır. Eğer genç dana (buzağı) İslami usule uygun olarak kesilmiş ise, elde edilen rennet helal olur. Aksi halde haramdır.</p>
<p>Rennet&#8217;de aktif madde kaymosindir. Kaymosın, biyoteknolojiyi de içine alan başka yollarla da üretilebilir. Biyoteknoloji metodu ile de elde edilen Kaymosln helaldir.</p>
<p>Eğer etiket ürünün rennet ihtiva ettiğini belirtiyorsa, hayvan kökenli olduğu anlaşılmalıdır. Böylece, kökeni an-laşılıncaya kadar, Müslüman tüketici nezdinde, bu ürün şüpheli olma şartlarında kabul edilmelidir.</p>
<p>Eğer köken buzağı olduğu halde İslami usule göre kesilmemişse ürünün, Helal şartlarda olduğu söylenemez. Bu sebeple, bu ürünlerden emin olabilmek için üretici firmaya müracaat edip, doğru bilgiyi almaya çalışmak zorundayız.</p>
<p>En iyisini Allah (c.c.) bilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/rennetin-ozu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fast Food Lokantalar</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/fast-food-lokantalar.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/fast-food-lokantalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 12:36:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[Fast Food helal mi?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Fast Food Lokantalarda Yemek Yiyebilir miyim? Çoğunlukla İslâm toplum yapısına uymayan lokantaları ilgilendiren bir soru olarak düşünebiliriz. Burada üç temel özellik söz konusudur. Birincisi et<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/fast-food-lokantalar.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Fast Food Lokantalarda Yemek Yiyebilir miyim?</em></strong></p>
<p>Çoğunlukla İslâm toplum yapısına uymayan lokantaları ilgilendiren bir soru olarak düşünebiliriz.</p>
<p>Burada üç temel özellik söz konusudur.</p>
<ul>
<li>Birincisi et ve kümes hayvanının bizatihi kendisidir.</li>
<li>İkincisi ayıklama ve hazırlama metodudur.</li>
<li>Üçüncüsü ise yemeği şekillendirmek için kullanılan diğer maddelerdir.</li>
</ul>
<p>Diğer maddelerde devam edersek, pek çok yemekler sandviç veya ekmek, bazı katkı maddeleri ve çeşni vericilerden oluşmaktadır. Bu maddelerin helâl olduğu konusunda emin olmak ihtiyacı söz konusudur. Türetilen katkı maddelerinin hayvan içerikli olabileceği ihtimali sebebi ile her zaman güven sağlanamaz.</p>
<p>Şimdi, büyükbaş ve kümes hayvan etlerini göz önünde tutalım. Hristiyan ve Yahudilerin kestiği hayvanların Müslümanlar tarafından yenebileceği manasına gelen Ehl-i Kitabın yiyecekleri hakkında yorumlanmış bazı ayetler mevcuttur. Diğer taraftan, Allah adının anılmadığı, Allah adına kesilmediği bilinen hayvanların etlerinin yenmesinin haram olduğunu bildiren ayet söz konusudur. Bugün Ehl-i Kitap kabul edilen insanlar, maalesef Allah adını anmadan ve İslami usule uymayan şartlarda hayvanları boğazlamaktadırlar. Bundan dolayı onların kestiği hayvanların etleri helâl kabul edilemez. Bunlar bir fikir birliğinin oluşamayacağını gösteriyor.</p>
<p>Ek olarak bir Hadis-i Şerifte: <strong>&#8220;Helal apaçıktır, haram da apaçıktır. Ancak her ikisinin arasında şüpheli bir kısım vardır.&#8221;</strong> hadisi bize demektedir ki; her kim, bu şüpheli şeylerden kaçınırsa, günah işlemekten kendisini muhafaza etmiş olur. Kimde kaçınmazsa günah işlemiş duruma gelir. Açıkça helal olmadığı anlamına geldiği hissedildiğinde en iyisi kaçınmaktır.</p>
<p>En iyisini Allah (c.c.) bilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/fast-food-lokantalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserli Hastalara Tavsiyeler</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/kanserli-hastalara-tavsiyeler.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/kanserli-hastalara-tavsiyeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 12:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserli Hastalara Tavsiyeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[1) Gün boyu, susadıkça, evde yapılmış fazla koyu olmayan sebze çorbaları ve taze sıkılmış sebze ve meyve suları içiniz. Bu vücudunuza gereken vitamin, mineral ve<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/kanserli-hastalara-tavsiyeler.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1) Gün boyu, susadıkça, evde yapılmış fazla koyu olmayan sebze çorbaları ve taze sıkılmış sebze ve meyve suları içiniz. Bu vücudunuza gereken vitamin, mineral ve enzimleri depolar ve ayrıca vücudu toksinlerden temizler.</p>
<p>2) Ne içmede ne de pişirmede asla klorlu olabilecek su kullanmayın. Özellikle pişirme sırasında klor yoğunluk kazanabileceğinden daha da tehlikeli olabilir.</p>
<p>3) Gıdalarınızı paslanmaz çelik ya da cam kaplarda pişirin. Az su kullanın. Düdüklü tencere, mikro dalga fırını ve alüminyum kap kullanmayın.</p>
<p>4) Alkollü içki kullanmayın. Yoğun sigara dumanı olan yerlerden kaçın.</p>
<p>5) Rafine besinler ve muamele görmüş gıdaları kullanmayın. Yedikleriniz ne derecede doğal ve taze iseler o kadar yararlıdırlar.</p>
<p>6) Toksik maddelerle ilaçlanmış sebze ve meyveleri kullanmayın. Bahçeniz varsa bu ürünleri kendiniz yetiştirin.</p>
<p>7) Tuzu azaltın ve iyotlu tuz kullanın.</p>
<p>8 ) Patates, kuru fasulye, fındık, yeşil sebzeler gibi potasyum yönünden zengin gıdalar alın&#8230;</p>
<p>9) En az 8 saat uyuyun. Gündüz ara sıra dinlenin. Elinizden geldiğince hareketli olun.</p>
<p>10) Bitki çayları için, kekik, kuşburnu, ıhlamur, adaçayı gibi,</p>
<p>11) Beyaz ekmek yerine, çavdar, yulaf, kepek ekmeği ve bulgur kullanın. Esmer pirinç de tavsiye edilir.</p>
<p>12) Sadece koyun sütünden yapıldığına inandığınız peynir ve yoğurtları yiyin.</p>
<p>13) Taze meyve yerken, içerdiği şeker düzeyine göre elma, armut ve portakal gibi iri meyveler günde 3-4 tane, çilek, vişne; kiraz ve ahududu gibi meyveler 150/200 gram yenebilir.</p>
<p>14) Zeytinyağı kullanın.</p>
<p>15) Taze olarak beyaz etli derin su balıkları yiyin.</p>
<p>16) Kuzu eti ve ciğeri yiyin.</p>
<p>17) Kavrulmamış kayısı çekirdeği yiyin</p>
<p>18) Bol bol ısırgan otu yiyin&#8230; Tohumunu balla karıştırın, kendisini börek ya da salata şeklinde yiyin.</p>
<p>19) Acı biber dışındaki baharatları kullanabilirsiniz.</p>
<p>20) Soğan ve sarımsağı da bol bol tüketin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/kanserli-hastalara-tavsiyeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağların Kimyasal Yapısı</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/yaglarin-kimyasal-yapisi.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/yaglarin-kimyasal-yapisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 12:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Yağların Kimyasal Yapısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Yağlar kendi kimyasal yapılarına göre bir sınıf teşkil ederler. Bir yağ molekülü üç yağ asidi ve glycerol&#8217;den oluşur. Kimyasal olarak yağ asitleri glycerol&#8217;un karbon atomlarına<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/yaglarin-kimyasal-yapisi.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yağlar kendi kimyasal yapılarına göre bir sınıf teşkil ederler. Bir yağ molekülü üç yağ asidi ve glycerol&#8217;den oluşur. Kimyasal olarak yağ asitleri glycerol&#8217;un karbon atomlarına düz zincirlerle bağlıdır. Karbon atomlarının her biri üç hidrojen atomuna, bazen de bir oksijen atomuna bağlı olabilir. Yağ asidindeki karbon ve hidrojen atomlarının sayısı, yağın cinsini ve tadını tayin eder.</p>
<p>Zincirdeki bütün karbon atomları tüm olarak hidrojen atomlarıyla bağlandığı zaman yağ asidi SATURE (hidrojenle doymuş veya sadece doymuş olarak isimlendirilir).</p>
<p>Şayet zincirdeki iki karbon atomu çift bağ yapmışsa ve bir hidrojen atomu ortadan kalkınışsa bu yağ asidi NONSATURE&#8217;dir (doymamış). Zira bu yağ asidi daha hidrojen alabilecek durumdadır. Tek bir çift bağ, bir mono-non sature yağ asidini belirtir. İki veya daha fazla çift bağı olan yağ asitleri poli-non sature yağlar olarak sınıflandırılır.<br />
Sığır donyağı ve bazı bitkisel yağlar yüksek oranda sature yağlar içerir. Örneğin kakao yağı veya suni olarak hidrojen ilave edilen yağlar (margarinler) sature yağlar sı-nıfındandır.</p>
<p>Nonsature yağların çift bağları, oksijen atomuyla doyurulursa (peroksidase etkisi ile) bu yağ asitleri, kanser yapıcı bileşiklere parçalanır.</p>
<p>Yağ asitlerindeki karbon hidrojen bağları, yağların kalorik enerjilerini tayin eder. Yağlar genellikle enerji bakımından zengindir ve bilinen en yoğun kalori taşıyıcılarıdır. Rafine şekerden iki kat fazla kalori taşır.</p>
<p>Gerçekte yaşayan tüm canlı organizmaların bir miktar yağa gereksinimi vardır. Yağlar vücutta enerji depolarıdır, ayrıca hücre zarlarının bütünlüğünün korunmasında ve diğer birçok fonksiyonda rolü olan hormona benzer yapıdaki prosteglandin imalinde yağa gerek vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/yaglarin-kimyasal-yapisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağı</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/zeytinyagi.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/zeytinyagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 11:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağı nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağı üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağının faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[SICAK VE SOĞUK YEMEKLERİMİZDE ZEYTİNYAĞI KULLANALIM, SAĞLIK BULALIM &#8220;Vettini vezzeytuni vetturisinine ve hazal beledi! emin&#8221;. Bu ayette zikri geçen zeytin ve ondan çıkartılan zeytinyağı, Mukaddes<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/zeytinyagi.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SICAK VE SOĞUK YEMEKLERİMİZDE ZEYTİNYAĞI KULLANALIM, SAĞLIK BULALIM</strong></p>
<p>&#8220;Vettini vezzeytuni vetturisinine ve hazal beledi! emin&#8221;. Bu ayette zikri geçen zeytin ve ondan çıkartılan zeytinyağı, Mukaddes Kitabımızın pek çok ayetinde ve Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in pek çok hadislerinde çeşitli özellikleri dile getirilerek övülmüş ve insanlara tavsiye edilmiştir. İnternet sitelerinden elimize ulaşmış olan aşağıdaki bilimsel yazı, bu övgünün ve bu tavsiyenin ne kadar yerinde olduğunu gösteren önemli belge niteliğindedir.</p>
<p>&#8220;Akdeniz uygarlığının sembolü olan zeytin ağacı, tarih boyunca bu bölgede kurulan tüm uygarlıkların temelini oluşturmuştur. Zeytinin anavatanının ve gen merkezinin Güneydoğu Anadolu olduğu eskiden beri bilinmektedir. Son yıllardaki çalışmalarda Hatay, Kahramanmaraş ve Mardin şeridinde zeytin ağacının en alt türüne rastlanılmış olması bu yargıyı kesinleştirmektedir. Güneydoğu Anadolu&#8217;da ilk yerleşimini tamamlayan zeytin, Batı Anadolu&#8217;ya ve oradan da Ege Adaları yolu ile Yunanistan, İtalya, Fransa ve İspanya&#8217;ya kadar uzanmıştır. Sicilya yolu ile Kuzey Afrika&#8217;ya sıçrayan zeytin, Güneydoğu Anadolu&#8217;dan çıkarak Suriye ve Mısır üzerinden ilerleyen ikinci kol ile birleşmiş ve böylece Akdeniz&#8217;in tüm güney kıyılarına yayılmıştır. Bir üçüncü kol da Irak ve İran üzerinden Afganistan  ve   Pakistan&#8217;a  kadar  ilerlemiştir. XVI. yüzyılda İspanyollar tarafından Güney ve Kuzey Amerika&#8217;ya götürülmesi ile zeytinin dünyadaki yayılışı tamamlanmıştır. Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilmekte ve &#8220;Zeytin bütün ağaçların ilkidir.&#8221; denilmektedir. Zeytinin, insanlık tarihindeki önemine tüm kutsal kitaplarda, yaradılış ve kuruluş efsanelerinde yer verilmektedir. Arkeolojik ve jeolojik buluntular da zeytinin M.Ö. 6000 yılından beri kullanıldığını göstermektedir. Zeytinden yağ elde edilmesinde kullanılan ilk yöntem, zeytinlerin önce ayakla ezilmesi ve sıcak su ile yağının alınması şeklinde olmuştur. Bugün için dünya üstünde bulunmuş en eski zeytinyağı tesisi, M.Ö. 6. yüzyıla aittir ve İzmir&#8217;in Urla ilçesi yakınlarındaki antik Klazomenai kentinde bulunmaktadır. Daha sonraları Romalılar zeytinin iki taş arasında ezilmesine dayanan yöntemi bulmuşlardır. İlk zamanlarda taşın dönmesi insanlar tarafından sağlanırken, daha sonra bu iş için hayvan gücünden yararlanılmıştır. Zamanla, ezilen zeytin hamurunun sıkıştırılması için Arşimet vidasının döndürülmesi ile oluşturulan basınçtan faydalanılmıştır. Mengene tabir edilen bu usul günümüzde de halen kullanılmaktadır. XIX. yüzyılda buharın kullanılmaya başlaması ile zeytinyağı sanayiinde yeni bir döneme girişilmiş ve daha yüksek basınçla daha fazla zeytin işleme olanağı doğmuştur. Bu iş için kullanılan hidrolik presler teknolojik gelişmelere paralel olarak dizel motoru ve elektrikle çalışabilecek biçimde geliştirilmiş ve zamanla günümüzde kullanılan en modern sistem olan kontinü tesislere dek gelinmiştir. Zeytinyağı bu süreç boyunca Akdeniz insanının önemli bir gıdası olması yanı sıra, Akdeniz ticaretinin de temelini oluşturmuş ve sadece bir besin maddesi olarak değil aynı zamanda ışık kaynağı, sağlık ve güzellik iksiri olarak da kullanılmıştır.</p>
<p><strong>ZEYTİNYAĞININ İNSAN SAĞLIĞI VE BESLENMESİNDEKİ ÖNEMİ</strong></p>
<p>Zeytinyağı; vücut için gerekli ancak sentez edilemeyen temel yağ asitleri ile sadece yağda eriyebilen E vitamininin kaynağını oluşturması ve yüksek kalori değeri (16 mi zeytinyağı 120 kalori içermektedir) yanı sıra, meyve suyu gibi natürel tüketilebilen tek yağ olma özelliği ve kendine has renk, koku, tat ve aromasıyla insan beslenmesinde çok önemli bir konuma sahiptir. Zeytinyağının başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere sindirim sistemi, kemik yapısı beyin ve sinir dokuları üzerinde çok önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Zeytinyağı, kalp-damar hastalıklarında temel risk faktörü olan kolesterolün, damar tıkanıklığına yol açan &#8220;LDL&#8221; bileşenini azaltıcı rol oynarken, yararlı ve koruyucu olan &#8220;HDL&#8221; bileşenini değiştirmez. Bu özelliği ile kalp sağlığı açısından en uygun yağdır. Kan hücrelerinin kümeleşmesinde rol oynayan faktörlere karşı etki göstererek kan damarlarında pıhtılaşma riskini azaltır. Zeytinyağı sıcak ve soğuk tüketildiğinde mide asitliğini azaltarak gastrit veya düodenal ülserlere karşı koruyucu bir rol oynar.</p>
<p>Zeytinyağı safra salgısını canlandırıcı, safra kompozisyonunu düzenleyici ve safra kesesinin boşalmasını sağlayıcı özellikleri nedeni ile safra taşı riskini azaltır ve taşların erimesine yardımcı olur.</p>
<p>Bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağdır ve bağırsaklardan geçişi düzenleyici özelliği vardır.</p>
<p>Tüm yağlar arasında en dengeli kimyasal pozisyona sahip olduğundan kemik mineralizasyonunun iyileşmesini sağlar ve normal kemikgelişimine yardımcı olur. Zeytinyağında yaklaşık %80 oranında bulunan oleik asit insan sütündeki en önemli yağ asididir ve doğumdan hemen sonra bebeğin sinir dokularının gelişiminin sağlanmasında temel bir işleve sahiptir. Ayrıca yeni doğmuş bebeklerde 6/1 oranında gerekli olan linoleik-linolenik asit oranı zeytinyağında optimum seviyede olduğundan, bebek bekleyen ve emziren annelerin beslenmesinde en uygun yağdır. Zeytinyağı aynı zamanda dokuların yaşlanmasını önler ve yaşlanmanın beyin fonksiyonları üzerindeki yıpratıcı etkisini azaltır.</p>
<p>Mükemmel kimyasal yapısı ve önemli ölçüde antiok-sidan (tokoferol) içermesi nedeni ile, diğer yağlara göre yüksek sıcaklıklarda bile daha dayanıklıdır ve bu özelliğine bağlı olarak kızartmalarda kullanılabilecek en sağlıklı yağdır.</p>
<p><strong>ZEYTİNYAĞI KANSERE İYİ GELİYOR</strong></p>
<p>&#8220;(Sizin için) Tûr-i Sina&#8217;da yetişen bir ağaç yarattık ki, bu ağaç hem yağ ve hem de ekmeğinize katık edecekleri verir.&#8221; (Mü&#8217;minun, 20)</p>
<p>&#8220;Zeytinyağını yiyiniz ve onunla yağlanınız! Zira o, mübarek bir ağaçtan meydana gelmektedir.&#8221; (Hadis-i şerif)<br />
Dinimizde övgü ile tavsiye edilen az sayıdaki gıda maddelerimizden biri olan zeytinyağının kansere karşı da hem koruyucu, hem de tedavi edici özelliklerinin bulunduğunu anlatan, kendi başından da kanser vakası geçmiş bir uzman doktorun anlattıklarını istifadeniz için sunuyorum.</p>
<p><strong>ZEYTİNYAĞI HARİKASI!</strong></p>
<p>Egzoz gazları, fabrika bacalarının kustuğu kanserojenler, içme sularımıza karışan sanayi atıkları, bir yandan da belediyelerin temizlemek için suya kattıkları klor, fast food gıdalardaki, hazır yiyeceklerdeki tehlikeli katkı maddelerine karşı elimizde iki silah var:</p>
<p><strong>EKMEĞİMİZ VE ZEYTİNYAĞIMIZ</strong></p>
<p>Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı olarak kabul edilen köpekbalığı kıkırdağı Küba&#8217;nın ihracat kalemleri arasında ilk sırada yer alıyor. Köpekbalığından çıkarılan squalene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunuyor. Günde 100 el. zeytinyağı tüketimi ile köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar squalene alınır&#8230;<br />
Bu konuda önemli çalışmaları olan Dr. Klinkhamer: &#8220;Büyük ilaç firmaları, havucun ya da baklanın sağlık yönünden değerini araştırmayı istemezler. Zira kendi ürünlerine büyük yatırımları vardır. Para musluğu neredeyse, ilgi ve araştırma da o tarafta. Böylece anlaşılıyor ki, konvansiyonel tıbbın kanser problemini çözmesi olanaksızdır&#8221; ifadesini kullanıyor.</p>
<p><strong>KÖPEKBALIĞI KIKIRDAĞI YERİNE ZEYTİNYAĞI</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan &#8220;Tarihten Günümüze İzmir Mutfağı&#8221; adlı kitabta, zeytinyağının Akdeniz&#8217;in bir mucizesi olduğu vurgulanır. Gerçekten de, Akdeniz&#8217;de kalp krizleri ve kanser dünya ortalamalarının çok altındadır.</p>
<p>Şehirlerimizde egzoz gazları, fabrika bacalarının kustuğu kanserojenler, içme sularımıza karışan sanayi atıkları, bir yandan belediyelerin temizlemek için suya kattıkları klor, fast food gıdalardaki, hazır yiyeceklerdeki tehlikeli katkı maddelerine karşı elimizde iki silah vardır: Ekmeğimiz ve zeytinyağımız&#8230; İkisine de çok iyi sahip çıkmalıyız.</p>
<p>- Evet, Köpek balığı karaciğerinde bulunan Squalene maddesi tümörlerin yok edilmesinde yapıtaşı niteliğindedir. Bu madde bazı böceklerde ve karıncalarda da vardır. Squalene kanser tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. En önemli üreticisi Küba&#8217;nın da önemli bir zenginlik kaynağıdır. Ancak unutmayınız ki bu maddenin en çok bulunduğu madde ise bizim sızma, geleneksel yöntemlerle çıkarılmış zeytinyağıdır. Zeytinyağında yüzde 2 oranında Squalene bulunur. Günde en az 100 el. zeytinyağı tüketen bir kişi gerektiği kadar Squalene almış olur. Amerikan Tabipler Birliği&#8217;nin yayınladığı Archive of Internal Medicine Dergisi&#8217;nin 12 Ocak 1998 sayısında çıkan bir makale hayati bilgiler içeriyor. İsveç&#8217;teki Karolinska Enstitüsü&#8217;nden başta Dr. Alicya Wolk olmak üzere 8 bilim adamının yıllar süren 61.471 kadın üzerinde yaptıkları araştırma da şu çok önemli sonucu vermiştir: Zeytinyağı kanser riskini yüzde 50&#8242;ye yakın azaltmaktadır. Buna mukabil soya, mısır, ayçiçek yağları ve margarinler kanser riskini yüzde 69 yükseltmektedir. O nedenle buğday kadar önemli olan zeytinyağının tüketiminin artmasına çalışmamız gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/zeytinyagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolesterol Nedir?</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/kolesterol-nedir.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/kolesterol-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 10:42:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol yağlar ve diğer besinlerin karbon ve hidrojen atomlarından yapılan bir moleküldür. Kolestrol insan vücudunda yağların emilmesine yardım eder. Steroid hormonların (seks hormonları, böbreküstü bezi<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/kolesterol-nedir.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolesterol yağlar ve diğer besinlerin karbon ve hidrojen atomlarından yapılan bir moleküldür. Kolestrol insan vücudunda yağların emilmesine yardım eder. Steroid hormonların (seks hormonları, böbreküstü bezi hormonları) yapımında, sinir dokusu ve hücre zarlarında önemli rolü vardır. Kolesterol birçok kimyasal faktörün etkisiyle, karaciğer hücreleri içerisinde yapılır. Kolesterol, karaciğer de çok düşük yoğunlukla lipoprıtein paketçikleri halindedir. Bu paketçikler VLDL (Very Low Density Lipoptoeins) olarak isimlendirilir. Bu paketçikler karaciğerden kan akımına karışarak düşük yoğunluktaki (LDL) lipoprotein-lere metobolize olurlar. Böylece yağ, protein ve kolesterolün kan içerisinde yüzen ve gezen paketleri oluşur. Bağırsaklardan emilen kolesterol LDL halinde kana geçer.</p>
<p>Kandaki kolesterolün büyük bölümü resptörler ve hücre membranın yapı taşları olan proteinler tarafından tutularak kullanılır. Kandaki LDL&#8217;nin kullanılmayan bölümü tekrar karaciğere gelerek parçalanır ve bir bölümü VLDL halinde paketlenir ve tekrar kandaki devir-daime verilir. Kolesterolün devir-daimi geri beslenme (feedback) mekanizması ile değişir. Bu mekanizmayla ilgili olarak safra kanallarına ve buradan bağırsağa geçen kolesterolün 1/3&#8242;ü bağırsak duvarından geri emilir. 2/3&#8242;ü ise dışkı ile atılır.</p>
<p>Karaciğerdeki kolesterolün bir kısmı, buradaki enzimlerin etkisiyle safra asitlerine dönüştürülür. Böylece kolesterolün bir bölümü safra kanalından bağırsaklara geçer. Araştırmacılara göre sature yağlardan non-sature yağları yemek alışkanlığına döndüğü zaman bağırsaklara geçen kolesterol miktarı da artacaktır. Bunu nedeni nonsature yağların LDL parçalanmasını arttırmasıdır. Buna bağlı olarak nonsature yağlarla beslenilmeye başladıktan 4-6 hafta sonra kandaki kolesterol seviyesi de düşük bir değerde sabitleşecektir. Diyetteki sature yağ oranı artınca durum tekrar tersine döner. Vücutta kolesterol imalı artar vücuttan kolesterol atılması bloke edilir (engellenir). Kanda LDL artarak damar tıkanıkları oluşur.</p>
<p>Amerika&#8217;da yapılan bir araştırmada bir günde ortalama 500 mg kolesterolün sindirim kanalından emildiği ve bunun her 100 mg&#8217;i için kan kolesterol seviyesinin %5 mg arttığı ortaya konmuştur. Kolesterolün kan seviyesi 250 mg/günü geçtiği zaman kalp hastalıkları riski artmaktadır. Kan kolesterol seviyesindeki %1 oranındaki azalma kalp hastalıklarına yakalanma riskini %2 oranında azaltacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/kolesterol-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Kâmi Büyüközer Röportajı</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/huseyin-kami-buyukozer-roportaji.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/huseyin-kami-buyukozer-roportaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 10:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Kami Büyüközer Röportajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer, Türkiye&#8217;deki helal gıdalar ve bu helal gıdalarla ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/huseyin-kami-buyukozer-roportaji.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer, Türkiye&#8217;deki helal gıdalar ve bu helal gıdalarla ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı.</strong></div>
<div>
<p>Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer, Türkiye&#8217;deki helal gıdalar ve bu helal gıdalarla ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı.</p>
<p><strong>GİMDES kurma fikri nasıl ortaya çıktı?</strong></p>
<p>Neslin maddî ve manevî hayatını koruyabilmek için Allah (cc) &#8216;ın çizdiği helal ve haram çizgisine çok dikkat etmek, hatta her ihtimale karşı helal tarafında ve çizgiden biraz mesafeli durmaya çalışmakta fayda vardır ki buna takva denmektedir.</p>
<p>Vücudumuzu ayakta tutabilmek için kullanmak zorunda olduğumuz gıda maddelerinin helal veya  haramdan olma keyfiyeti ise maddî ve manevî, ferdi ve içtimaî hayatımız bakımından çok büyük önem  arzetmektedir.</p>
<p>Bu maddelerin helal, haram çizgisini Cenab-ı Hak kitabında ve peygamberinin sünnetinde kesin olarak tespit etmiştir. Hiç kimse bu çizgiyi şöyle veya böyle bir konuma değiştiremez. Hiç kimse faizin artık haram olmadığını veya domuz etinin helal olduğunu iddia edip bir uygulama getiremez. Yani kısaca, Allâh (cc)&#8217; ın bildirdiği haramı helal, helalı haram yapmak kimsenin yetkisinde değildir.</p>
<p>Asrımızda, gayrimüslimlerin kontrolünde korkunç bir hızla gelişen ve insan oğlunu adeta tutsak eden sanayi hareketi gıdalarımıza da el atmış, yiyecek ve içeceklerimizin şeklini ve yapısını büyük değişikliklere uğratmıştır. Bugün sanayileşmiş ülkelerde insanlar, doğrudan doğruya tabiattan elde edilen klasik yiyecek ve içecekler yerine fabrikaların kocaman kazanlarının, preslerinin ve çarklarının içinde, bilmediğimiz karmaşık işlemlere tabi tutulmuş hazır gıda maddelerini yemek zorunda bırakılmıştır. Gerek reklâmlar ve gerekse hayat şartları bu mecburiyeti adeta zorlamaktadır.</p>
<p>Gıda sanayii de maalesef, diğer sanayi kollarında olduğu gibi batının kontrolü ve hakimiyeti altındadır. Fabrika kuruluşundan imalat teknolojine ve ham maddelerine varıncaya kadar herşey üzerinde bu kontrol geçerli olmaktadır.</p>
<p>Bugün islam ülkelerinde ,margarin yağından tutun, çeşitli bisküvi, çikolata, şekerleme, coca cola, gazoz fabrikalarına varıncaya kadar hepsi, batıdan alınan formül ve teknolojilerle, hatta birçokları da ecnebi uzmanların nezaretinde çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p>Boğazından geçecek lokmanın emniyetinden sorumlu olan Müslüman bu durumda ne yapmalıdır? &#8220;Gözün görmediğine gönül katlanır&#8221; deyip önüne ne getirilirse yutmaya devam mı etmeli, yoksa her konuda olduğu gibi silkinip hiç olmazsa ne yediğini araştırıp kontrol mu etmeli? Daha da önemlisi dizginleri ve ipleri gayrimüslimlerin elinde olan bu mekanizmadan kendisini kurtarmak için birşeyler yapmalı mı? Yoksa uykusuna devam mı etmeli? İşte GİMDES Derneğinin kuruluş ana teması bundan ibarettir.</p>
<p><strong>Sadece gıda ürünleri ile ilgili mi çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Esasında şahıslarımızın ve toplumumuzun helal yaşam sistemi için gerekli olan tüm eşya ve madde konumuz olmak zorunda. Ancak biz şimdilik üç konu etrafında yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Öncelikle gıdalarımız olmakla birlikte kozmetik, temizlik ve sağlık ürünleri üzerinde çalışmalarımız sürdürülmektedir.</p>
<p><strong>Çalışma alanınızı neler kapsıyor? Bilinçlendirme çalışmaları derken neleri kastediyorsunuz?</strong></p>
<p>Çalışma alanımız, öncelikle toplumumuzun helal kavramı üzerinde kaybolmaya yüz tutmuş duyarlılığını yeniden onarmaya yönelik çalışmalardır. Bunlar seminerler, konferanslar, dergiler, kitaplar medya gurubu ile devam ettirmeye çalıştığımız söyleşiler şeklinde sürdürülmektedir. Bu konuda kamu makamlarının dikkatini çekmek.Temel hakların gasbına karşı direnme hakkını kullanmak. Üretici ve satıcı konumunda olan kişi ve kurumların dikkatini çekmek. </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de üretimde helal-haram noktasında hassasiyet gösterilmediğini mi düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Maalesef,kesinlikle öyle düşünüyoruz. Burada yer yer kasıttan sözedilebilirse de çoğunlukla bilgisizlik ve bilinçsizlikten kaynaklandığı görüşündeyiz</p>
<p><strong>Bu konuda neler yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Toplumumuzun süratla bilinçlendirilmesinin, bilgilendirilmesinin gerektiğini düşünüyoruz. Çalışmalarımızı da bu istikamette genişletmeye çalışıyoruz. Bilhassa Hanımlar Kurulumuzla hanımlara ve çocuklara yönelik konferans, seminer ve sohbet toplantıları başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 6000 bireye ulaşılmış bulunmaktadır. İnternet sitelerimiz, GİMDES Dergimiz, broşür ve kitaplarımızla toplumu bilgilendirme çabalarını sürdürüyoruz. Diğer yandan da üretimde Helal Sertifikalı uygulamayı özendirmeye ve yaygınlaştırmaya öncelik vermeye çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Helal gıda sertifikası nedir? Almak isteyenler için ne gibi kriterler gerekiyor?</strong></p>
<p>Gimdes helal sertifikalama şartlarımız şu şekilde:</p>
<p>İslam&#8217;da HELAL GIDA terimi sadece temizlik ve hijyen kalitesine uygunlukla sınırlı değil aynı zamanda gıdaların Kur&#8217;an ve Hadisler çerçevesinde belirtilen İslami kurallara uygun olmasını da içerir.</p>
<p>İslam&#8217;da HARAM GIDA terimi sadece temiz  veya hijyenik kalitede üretilmeyen gıdaları değil aynı zamanda Kur&#8217;an ve Hadisler çerçevesinde belirtilen İslami kurallara uygun olmayan gıdaları da içerir.</p>
<p><strong>HELAL SERTİFİKALAMA ADIMLARI:</strong></p>
<p>Firmanın &#8220;Helal Sertifika&#8221; başvurusu<br />
GİMDES&#8217;de ön inceleme, gerekirse ek bilgi ve belgelerin taleb edilmesi<br />
Denetleme için sözleşmenin taraflarca imzalanması<br />
Firma tesislerinde denetim süreci<br />
Denetlemelerin sonucu üzerinde denetçilerin değerlendirmeleri<br />
Uyulması gereken şartların firmaca tam olarak sağlanması<br />
GİMDES İlim Kurulunun tamamlanmış denetimler üzerine raporu<br />
Helal sertifikalama</p>
<p>Helal güvence sisteminin takip hizmetlerimiz de var.</p>
<p><strong>ÖN ŞARTLAR</strong></p>
<p>Firma Helal Ürünler üretmek için gönülden istekli olduğunu bildiren yazılı bir taahhüdname vermelidir.<br />
Sistem &#8216;Helal El Kitabı&#8217; olarak yazılmalı ve belgelendirilmelidir.<br />
Helal El Kitabı diğer kalite sistemlerinden ayrı olarak hazırlanmalıdır.<br />
Helal Güvence Sistemi, Helal Sertifikalandırma işleminde ön koşuldur.<br />
Helal Sertifikalı Firma, Helal Güvence Sistemi adı verilen Helal üretimin sürdürülebilirliğini garanti eden sistemi kurmalıdır.<br />
Bunun için Firma HGS El Kitabını hazırlamalıdır.</p>
<p><strong>Maddelerin Helalliğini Sağlamak için GİMDES Gereklilikleri:</strong></p>
<p>   1. Helal sertifikalandırma kuruluşları tarafından hayvan/hayvan türevleri maddeler ve diğer karışık ve kritik maddeler için verilen &#8220;Helal Sertifikası&#8221;<br />
   2. Mayalanan  ürünler için içerdikleri ürünleri kapsayan, içerik maddelerinin detaylı analizi ve dökümü.<br />
   3. Maddelerin orijinal kaynağı (başlangıç maddeleri)<br />
   4. İşlemde kullanıldığı belirtilen yardımcı maddelerin akış işlemleri<br />
   5. Ürünün, görünen etiket bilgileri ile uyumlu olup olmadığı<br />
   6. Gerekliyse labarotuvar analizi.</p>
<p><strong>Bilinçlendirme seminerleriniz hakkında bilgi verir misiniz?</strong></p>
<p>Sinevizyonlarımız izletilmekte. Sorular cevaplandırılmakta. Ayrıca aşağıdaki konularda konuşma yapılmaktadır.</p>
<p>    * GİMDES nedir? Tanıtımı<br />
    * Helaller, haramlar ve şüpheliler<br />
    * Niçin Helal gıda?<br />
    * Ayet ve hadislerle helal  gıdanın önemi<br />
    * Gıdalardaki riskler<br />
    * Helal gıda sürecinde tüketicilere düşen görevler<br />
    * GİMDES&#8217;in yayınlarının tanıtımı</p>
<p><strong>Gıda Kontrol, Denetim ve Genetik Araştırma Akademisi projenizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Bu projemiz, Meslek Yüksek Okulu projesi olarak yürütülmektedir. Bir yandan bu iş için bir vakıf kuruluş çalışması, bir yandan okul tüzük ve ders-müfredat çalışmaları, diğer yandan bu MYO&#8217;na kefil olacak  bir devlet üniversitesi arayış çalışmalarımız sürdürülmektedir.</p>
<p><strong>GİMDES sertifikası alan firmaların elde ettiği avantajlar neler?</strong></p>
<p>Helal sertifikalanmış ürünler için pazar çok büyüktür. Dünyadaki 2 milyara yakın Müslüman&#8217;ı, Helal sertifikalanmış ürün tercih eden milyonlarca gayrimüslim insanı kapsamaktadır.20 milyon Amerika&#8217;da, 35 milyon Avrupa&#8217;da, 400 milyon Afrika&#8217;da, 950 milyon Asya&#8217;da, 250 milyon Ortadoğu&#8217;da Müslüman nüfus yaşamaktadır. Kaynaklar, Helal ürün pazarının yıllık talebinin 850 milyar ABD Doları civarında olduğunu belirtmektedir.</p>
<p><strong>Helal Sertifikalama;</strong></p>
<p>Ürünleri, katkı maddelerini, hazırlama ve işleme yöntemlerini, temizlik ve sağlık şartlarını, katı güvenlik kuralları içinde denetleyen tarafsız bir bilirkişi hizmeti sunar,</p>
<p>HAACP, ISO ve diğer kalite ve güvenlik standartlarına uygun ve yeni teknolojilere, yeni katkı maddelerine adaptasyonu seri bir şekilde takip edebilen, helal bilginin eğitimini almış kilit personel tarafından denetimi gerçekleştirir,</p>
<p>Ürünün ve üreticinin küresel İslam içinde tanınmasını ve tanıtılmasını sağlar,</p>
<p>Çeşitli ülkelerde açılan fuarlarda katılımına destek verir.</p>
<p><strong>Başka ülkelerde bu gibi çalışmalar var mı?</strong></p>
<p>Bugün artık gerek BM bünyesindeki The Codex Alimentarius Komisyonu, gerek İKÖ &#8220;Helal Sertifika&#8221; konusunu gündemlerine almış bulunmakta, Malezya ile birlikte bir çok ülkede de halklarının talepleri istikametinde &#8220;Helal Sertifika&#8221;lı ürün talebi artmakta ve market raflarında yerlerini almaktadır</p>
<p>Din ve sağlıkla ilgili yönlerinden başka, konunun ekonomik yönü de çok önemlidir. &#8220;HELAL SERTİFİKA&#8221;lı ürün talebinin 2 trilyon ABD doları olduğu tahmin edilmektedir.  Ürünlerin ülkemizde üretilir duruma gelmesi ile, ülkemizin gıda ihracatında  önemli bir artış da olabilecektir; Türkiye, ekonomik hacmı 2 trilyon ABD doları olarak tahmin edilen &#8220;Küresel Helal Pazar&#8221;ın çok önemli ve aranan aktörü olabilecektir.</p>
<p>Başta Endonezya, Malezya, Singapur, Suudi Arabistan, Körfez Ülkeleri Helal Sertifika taleb ediyorlar. Diğer İslam ülkelerinde ve Müslümanların azınlıkta oldukları ülkelerin tüccarlarının Müslüman toplumların talepleri doğrultusunda  Helal Sertifikalı ürün tercihleri hızla artmaktadır.</p>
<p><strong>Devlet ile ortaklaşa çalışmalarınız var mı?</strong></p>
<p>Şüphesiz devletimizin genel yasalar çerçevesinde denetim ve gözetimi altında çalışmalarını sürdüren bir kurumuz. Meşgul olduğumuz Helal mevzuunda ise maalesef devletimizle ortaklaşa çalışmalarımız henüz bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Yeni projeleriniz var mı?</strong></p>
<p>WHC&#8217;in 2009 da Çin&#8217;de yapılan yıllık kongresinde GİMDES&#8217;in talebi üzerine 2010 kongresinin Türkiye&#8217;de yapılmasına ittifakla karar verilmişti. 30 Eylül-03 Ekim tarihleri arasında yapılan bu etkinliğin yanında ülkemizde ilk defa uluslar arası nitelikte &#8216;Helal ve Sağlıklı Ürün ve Finans&#8217; konulu bir fuarın gerçekleştirilmesi  de planlanmıştır. Türk üretici ve ihracatçılarımıza bu global helal pazarında önemli bir rol kazandıracağına inandığımız bu fuara olağanüstü bir ilginin gösterildiğini belirtmeliyiz.</p>
<p>Nu ilgiden cesaret alarak 2011 yılı 11-12 Ekim tarihlerinde 4.Helal Ürünler Konferansı ile birlikte13-16 Ekim tarihlerinde CNR Fuarcılık firması ile birlikte 2.Uluslararası Helal ve Sağlıklı Ürünler Fuarı&#8217;nın gerçekleştirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.</p>
<p>GİMDES&#8217;in son kongresinde alınan önemli bir karardan da söz etmek istiyorum. Üyesi bulunduğumuz çatı kuruluşları ile yaptığımız istişari görüşmelerde  uluslar arası niteliğe sahip Helal ürünler konularında uzman, danışman, denetçi niteliklerinde teknik eleman yetiştirecek ve ingilizce tedrisat yapacak bir Meslek Yüksek Okulunun Türkiye&#8217;de açılması teklifi de karara bağlanmıştır.</p>
<p><strong>Alışveriş yaparken nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>   1. Satın alacağınız ürünün içindeki maddeleri belirten etiketin bulunduğundan emin olun. Etiketi olmayan ürünü satın almayınız.<br />
   2. Daima etikette yazan maddeleri tek tek kontrol edin. Sakıncalı madde bulunan gıda maddesini satın almayınız.<br />
   3. Helal kesim et ürünü sattığından kesin olarak emin olmadığınız market veya kasaptan et almayınız.<br />
   4. McDonalds, Burger King, Pizza Hut gibi fast-food lokantalarda çok dikkatli olun.<br />
   5. En son açıklanmış helal-haram katkı maddeler listesini ve Helal sertifika almış firmalar listesini <a href="http://www.gimdes.org/" target="_blank">http://www.gimdes.org</a> ve <a href="http://www.gidaraporu.com/" target="_blank">www.gidaraporu.com</a> sitesinden temin ediniz.<br />
   6. Özellikle şu ürünleri satın alırken dikkatli olun: Et ürünleri, peynirler, yoğurtlar, cipsler, kekler, pastalar, yemekler, margarinler, yağda kızartmalar, hazır çorbalar, krem şantiler, pudinkler, soslar, çikolatalar, şekerlemeler, dondurmalar, Hazır hamur yufkalar .<br />
   7. Bilmediklerinizi sağlam bilgi kaynalarına ulaşarak öğrenmeye çalışınız.<br />
   8. Takva üzere yaşamak istiyorsanız, emin olmadığınız gıda maddelerini satın almayınız.</p>
<p><strong>Helal gıdalara nasıl ulaşabiliriz?</strong></p>
<p>Eskiden bu soruya cevap vermekte zorlanıyorduk ama bugün biraz daha kolay cevap verebiliyoruz. Artık hemen hemen birçok marketler GİMDES Helal Sertifikasını almış ürünleri reyonlarında öncelikli bulunduruyorlar. WEB sitelerimizde yeni ürünler eklendikçe güncellenen listelerimize ulaşarak bu ürünleri bulmak mümkün oluyor</p>
<p><strong>Uygun olmayan gıdalar için nerelere şikâyet edilebilir?</strong></p>
<p>Uygun olmayan ürünleri şikayet etmekle uğraşmak yerine, uygun olanları tüketmeye ve satış yerlerini sorgulayarak uygun olan ürünlere yönlendirmeye çalışmak daha faydalı olur diye düşünüyorum</p>
<p>Dünya Bülteni</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/huseyin-kami-buyukozer-roportaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akrilamid (Acrylamide) nedir?</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/akrilamid-acrylamide-nedir.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/akrilamid-acrylamide-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 10:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[Akrilamid (Acrylamide) nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[İsveç&#8217;te başlayan bir araştırma 2002 yılında Birleşmiş Milletler&#8217;in gündemine taşındı. Birleşmiş Milletler&#8217;e bağlı Dünya Sağlık Organizasyonu (WHO) çeşitli ülkelerle, çeşitli programlar organize etti. Neticede Akrilamid<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/akrilamid-acrylamide-nedir.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsveç&#8217;te başlayan bir araştırma 2002 yılında Birleşmiş Milletler&#8217;in gündemine taşındı. Birleşmiş Milletler&#8217;e bağlı Dünya Sağlık Organizasyonu (WHO) çeşitli ülkelerle, çeşitli programlar organize etti. Neticede Akrilamid (Acryla-mide) maddesine karşı dünya ülkelerinin uyarılmasına gerek görüldü. Ülkemizde de geçte olsa bu konuda bazı çalışmalar başlatıldı. Biz de ziyaretçilerimizi konu ile ilgili bilgilendirmeyi gerekli gördük. WHO kaynaklarından faydalanarak Akrilamid&#8217;i tanımaya çalışalım istedik. Anlatımı soru-cevap şeklide yaparak anlamayı kolaylaştıracağımızı ümit ediyoruz.</p>
<p><em>Genel Sorular:</em></p>
<p><strong>1. Akrilamid (Acrylamide) nedir?</strong></p>
<p>Akrilamid, poliakrilamid malzemeleri yapmak için kullanılan bir kimyasaldır. Poliakrilamid, içme ve atık sularının iyileştirilmesinde partikülleri ve diğer katışık maddeleri temizlemek için kullanılır. Poliakrilamid, aynı zamanda kâğıt ve kozmetiklerde yapıştırıcı madde yapımında kullanılır. Poliakrilamid malzemeler, küçük miktarlarda akrilamid ihtiva ederler. Akrilamid, baraj altyapılarının ve tünellerin yapımında da kullanılır. Aynı zamanda, son araştırmalarda, Akrilamidin yüksek sıcaklıklarda hazırlanmış bazı gıdalarda, gıdanın bünyesinde oluştuğu da ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong>2. Problem nedir?</strong></p>
<p>Akrilamid&#8217;in hayvanlarda kansere sebep olduğu bilinmektedir. Ayrıca, akrilamidin belli dozlara çıkıldığında, insan ve hayvan sinir sisteminde zehirlenme etkisi yaptığı da bilinmektedir. 2002 yılında İsveç ulusan gıda merkezi yüksek sıcaklıkta işlem görmüş gıdalarda akrilamidin yüksek boyutlarda oluştuğunu ortaya koyan bir rapor yayınladı. Daha sonra, Hollanda, İsviçre,Norveç, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde pişirilmiş ve sıcak işlem görmüş gıdaların pek çoğununda akrilamidin oluştuğunu ortaya koyan çalışmalar yapıldı. Daha önceki Akrilamid hakkındaki ilgilenmeler, daha çok işlerinde akrilamid kullanan işçiler ve sigara içenler üzerinde odaklanmıştır.</p>
<p><strong>3. Yüksek sıcaklıkta pişirilmiş gıdalarda akrilamid nasıl ve niçin oluşmaktadır?</strong></p>
<p>Halen, akrilamidin gıdalarda nasıl oluştuğuna dair bilgi ve anlayış çok azdır ve bilinen şu ki; yüksek sıcaklıklarda pişirilmiş veya işlem görmüş bazı gıdalarda, tabii olarak oluşmaktadır ve yüksek sıcaklıkta bekleme süresi ile de artmaktadır. Bugüne kadar akrilamid oluşumunun en büyük değerleri nişastalı (patates ve mısır gevreği, patates kızartma, tost edilmiş ekmek, bisküvi, kraker ve cipsi gibi) ürünlerde bulunmuştur. Gıdalarda oluşmasının artma veya azalma şartları kadar, gıdalarda akrilamidin niçin oluştuğunu izah edebilmek için daha fazla araştırmayı gerektirmektedir.</p>
<p><strong>4. Gıdalardaki akrilamidden korunmak için ne yapılabilir? Patates cipsi ihtiva eden veya benzeri nişastalı gıdaları yemeği durdurmalı mıyız?</strong></p>
<p>Gıdalarda akrilamidin oluştuğu sıcaklıklar tam olarak bilinmemektedir. Mamafih, gıdaların haşlama sıcaklığı olan 120°C&#8217;nin altındaki sıcaklıklarda hazırlanmış gıdalarda, bugüne kadar akrilamide rastlanmamıştır. Gıdalar, çok uzun süre içinde ve çok yüksek sıcaklıklarda aşırı bir tarzda pişirilmemelidir. Ancak bütün gıdalar bilhassa et ve et ürünleri, gıda zehirlenmelerine sebep olan bakterileri öldürmeye yetecek şartlarda pişirilmelidir. Akrilamid üzerinde elde edilen bilgiler, kızartılmış ve yağlı gıdaların tüketimini yavaşlatmayı kapsayan sağlıklı yeme tavsiyesini bugün için güçlendirmiştir.</p>
<p><strong>5. Daha önceden pişirilmiş, işlenmiş ve paketlen miş gıdalar yerine, evde pişirilmiş gıdaları tüketmek daha güvenlimidir?</strong></p>
<p>Tam evet denemez. Bazı şartlarda, evde pişirilmiş gıdalarda da hazır gıdalardaki kadar yüksek akrilamid değerleri oluşabilir.</p>
<p><em>Kanserle ilgili sorular:</em></p>
<p><strong>6. Akrilamid&#8217;den kanseri getiren riskimiz nedir? Şimdi mi? Daha uzun bir zaman sonrası mı? Ve kanserin hangi tipi?</strong></p>
<p>Gıda içindeki akrilamidin vücut tarafından yutulması sonucu olarak insanda gelişecek kanserin olup olmayacağını önceden haber verecek kurumsal modeller, risk hakkında pekişmiş yargılara ulaşmadığı için yeterli güvenirli değildir. Farelerdeki araştırmalar, akrilamidin pişirmeye bağlı olarak oluşan diğer bilinen belirli kanserojenlere benzer bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. İnsanlar için, gıdalardaki kanser oluşturan ajanların izafi gücü bilinmemektedir. Mamafih diyetteki akrilamid düzeylerinin, diğer bilinen kansorejenlere nazaran daha yüksek oluşması muhtemeldir. Uzun müddet akrilamide maruz bırakılmış farelerin testlerinde, böbrek üstü bezlerinde ve testislerinde tümör oluşmasına sebep olduğu görülmüştür. Hava içinde ve cilt ile temasta akrilamide maruz kalmış işçilerin çalışmaları sonucunda kanser oluşumunu kanıtlayacak bir husus bulunmamıştır. Mamafih, bu şekildeki insan kanıtını elde etmek oldukça güç olmaktadır. WHO bünyesindeki uluslar arası kanser araştırma ajansı (IARC) hayvanlardaki kanser kanıtı temeli üzerinde &#8220;insanlar için muhtemel kanserojen&#8221; ifadesi ile akrilamidi kategorileştirmiştir.</p>
<p><strong>7. Sadece fareler üzerinde yapılan kanser çalışmalarına dayanarak insanlar için bazı şeylerin bir risk taşıdığını söylemek doğru mudur?</strong></p>
<p>Burada, insanlarla ilgi olmayan sonuçların elde edildiği hayvanlarda kansere sebep olan unsurların örnekleri vardır. Ancak, hayvanlarda kansere sebebiyet veren şartların çokluğu insanlarda da kansere sebebiyet verebileceğini mantıklı hale getirir. Bu sebeple, aksi ispat edilmediği müddetçe, bir hayvan kanserojeninin insanlar için de potansiyel olarak kanserojenik olabileceği varsayımı uygulaması uygun bir tespittir.</p>
<p><strong>8. Akrilamidin gıda içinde kabul edilebilir herhangi bir sınır değeri var mıdır?</strong></p>
<p>Akrilamid, etkilerinin başlangıcı doğru bir şekilde ta-nımlanamayan kimyasalların bir gurubunda yer almaktadır. Çok düşük konsantrasyonlarda bile çok düşük riskleri sonuç verirler, fakat sıfır risk içinde olmazlar. Bazı kimyasallar yutulduğu zaman daima bir parça riske neden olurlar. Bu kanserojenler içinde maruz kalma arttıkça, risk artma istikameti göstermektedir. Akrilamid için tolere edilebilir bir seviyeyi ne oluşturur? Sorusu tam olarak bilimsel bir soru değildir. Belirli bir topluma riskin kabul edilebilirliğini tayin etmek için diğer şartların bilinmesine ihtiyaç vardır. Milyonda birden daha az şartlardaki çok düşük risk, bazı tüketiciler için kabul edilebilir şartlardan olabilir. Diğerleri için ise geçerli olmayabilir. Kesin hüküm verebilmek için öncelikli gerekli olan şey, o konuda tabiatın açık bir fotoğrafı ve riskin boyutunun belli olmasıdır. Bu açık fotoğraf akrilamid için halihazırda mevcut değildir.</p>
<p><strong>9. Yediğimiz her şeyde kanserojen olduğu doğru mudur?</strong></p>
<p>Hayır. Her ne kadar pek çok gıda maddesi potansiyel olarak bazı kanserojen elementler ihtiva etse de, insan sağlığı üzerindeki etkisi çoğu kez büyük bir kesinlikle bilinmez. Aynı zamanda kanserojenler dirençte de değişirler ve araştırma, en büyük kaygı unsurlarını tanımamıza da yardımcı olabilirler. Gıdalarda oluşan zayıf kanserojenik unsurlar tarafından sorun oluşturulmuş potansiyel riskler, uygun bir tarzda kontrol edilebilir. Ancak, ekseriya toplum tarafından tolere edilmesine ve kabul edilmesine ihtiyaç gösterir.</p>
<p><strong>10. Akrilamidin en büyük kaynağını gıdalar mı yoksa diğer kaynaklar mı oluşturuyor?</strong></p>
<p>Bazı gıdalarda bulunmuş akrilamid miktarları, içme suyu için tavsiye edilen veya gıda ile ve gıdaların paketlenmesinde kullanılan kağıtla temastan beklenen veya kozmetik kullanmadan oluşan akrilamid miktarlarından çok daha yüksektir. Mamafih, sigara içiminden dolayı maruz kalma da önemli olabilir.</p>
<p><em>Kanıt Sorgulamaları:</em></p>
<p><strong>11. Kanıtlar tamamlanmamışa benziyor, bazı gıdaları yemekten elde edilen kanserin artırmış olduğu bir riske doğru hızla gidileceğinden emin misiniz?</strong></p>
<p>Güncel kanıtların tamamlanmamış olduğu bir gerçektir. Gıdalardaki akrilamidin formasyonunu, muhtemel sağlık üzerindeki etkilerini ve gıdalardaki miktarlarını düşürmede başarılı olabilecek ölçüleri daha iyi anlamanın elde edilmesi için daha fazla bilgiye ihtiyaç vardır. Kategorik olarak, kanserlerin ne gibi fonksiyonları olduğu, bugün için belirlenememiştir. Gıdalardaki akrila-midle ilişkilendirilebilecek, genelde gıdalar tarafından sebebiyet verildiğini bildiğimiz hususlar da tam olarak bilinmemektedir.</p>
<p><strong>12. Akrilamid, vücudumuzda tabii olarak üretiliyor mu? Sonuçlar doğrulanmamış mıdır?</strong></p>
<p>Akrilamidin insan vücudunda üretildiğine dair bir kanıt yoktur ve kesinlikle ölçülmüş bir değer de yoktur. Çeşitli deneyler bunu göstermiştir. Ancak, bu hipotezler, bir ihtimal olarak değişebilir.</p>
<p><strong>13. Sonuçlar tam olarak ne kadar güvenlidir?</strong></p>
<p>Test edilmiş gıda tiplerinin sayısı küçüktür ve test edilmiş gıda örnekleri akrilamid muhtevaları bakımından geniş bir aralıkta çeşitlendirilmiştir. İsveçin bildirisi, gıdalardaki akrilamidin yükseltilmiş seviyelerini belirten ilk rapordur. Mamafih, bugün Hollanda&#8217;dan Norveç&#8217;ten, İsviçre&#8217;den, ABD&#8217;den ve İngiltere&#8217;den gıda örneklerinde de akrilamid bulunmuştur, buna rağmen gıdalarda akrilamidin oluşma mekanizmasının daha fazla anlaşılmasına ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>14. Gıdaların işlenmesini nasıl yaptıkları hakkında gıda endüstrisinin bize söylediklerine güvenebilir miyiz?</strong></p>
<p>Gıda endüstrisi, ürünlerini güvensiz olarak algılayan tüketicilerin bu tavırlarını, tüketiciye potansiyel zararlı olabilen bir ürünü satmadaki sorumluluklarında olduğu gibi, dikkate alması gerekir. Resmi yönetimin gözetimi, işlenmiş ürünlerinin nasıl elde edildiği hakkında gıda endüstrisi tarafından iddiaları doğrulama veya yalanlama ve pazarlama üzerinde tüketiciler için bir güvence düzeyi sağlamalıdır.</p>
<p><em>Suda Akrilamid:</em></p>
<p><strong>15. İçme suyunun arıtımında niçin poliakrilamid kullanılır?<br />
</strong> <br />
Poliakrilamid, sudan istenmeyen unsurların fıltrelen-mesinin, ayıklanmasının daha kolay yapıldığı katı malzemelerle kombine olmuş, temizleme ajanlarının çeşitlerinden biri olarak kullanılmaktadır. Burada, poliakrilamidin içinde çok düşük düzeyde akrilamid vardır.</p>
<p><strong>16. Suda Akrilamid için maksimum limiti belirten bir yönerge var mıdır?</strong></p>
<p>İçme suyu kalitesi için VVHO&#8217;nun yönergesine göre, bir litre içme suyunda 0.5 mikrogram akrilamid olarak bildirilmiştir. Avrupa Birliğinde bu rakam 0.1 mikro gram / 1 litre sudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/akrilamid-acrylamide-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vejeteryan Yemekler</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/vejeteryan-yemekler.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/vejeteryan-yemekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 10:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[Vejeteryan Yemekler helal mi?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Standart vejeteryan yemekler, büyükbaş hayvan eti, kümes hayvan eti, balık, mandıra ürünleri ve yumurta gibi hayvani hiçbir madde ve katkı ihtiva etmezler. Bununla beraber alkol<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/vejeteryan-yemekler.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Standart vejeteryan yemekler, büyükbaş hayvan eti, kümes hayvan eti, balık, mandıra ürünleri ve yumurta gibi hayvani hiçbir madde ve katkı ihtiva etmezler. Bununla beraber alkol ihtiva edebilir. Eğer alkol ihtiva etmeyen vejetaryen yemekler bulunursa helal kabul edilebilir.</p>
<p>Başlangıçta, vejeteryan yemekler, et yemeye inanmayan insanlar için hazırlandı. Bu anlayıştaki vejeteryan yemekler helaldir. Et yemeye izin vermeyen, ya da tiksindirici bulan anlayış İslami öğretilere karşı bir anlayıştır. Bu sebeple, Müslümanlar için vejeteryanizm veya vejeteryan yemekler bir seçenek değildir, çünkü et yemeye karşı olan bir inanç doğru kabul edilmez. Ancak bir kimse et yemekten zevk alamadığı için et yemiyorsa bunda bir yanlışlık yoktur.</p>
<p>Bazen, vejeteryan yemekler gelatin, peynir ve yumurta ihtiva edebilir. Bu iki endişeye neden olur. Bunlardan birisi jelatin veya peynirdeki enzim haram olabilir. Bu da vejeteryan yemeğin kendisini de haram yapar. Diğeri ise yumurtaya veya süt ürünlerine alerjisi olan bir tüketici için beklenmeyen reaksiyonlara sebep olabilir.</p>
<p>En iyisini Allah (c.c.) bilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/vejeteryan-yemekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıda Aromalarında Alkol</title>
		<link>http://www.helal.gen.tr/gida-aromalarinda-alkol.html</link>
		<comments>http://www.helal.gen.tr/gida-aromalarinda-alkol.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 10:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Aromalarında Alkol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.helal.gen.tr/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, gıda sanayiinde kullanılan koku verici aroma­lar, ekseriyetle alkolde eritilmiş, tabii veya sentetik esanslardan oluşmaktadır. Bir kısım İslâm düşünürü, alkol içinde eritilmiş aroma ihtiva eden<br /><br /><a href="http://www.helal.gen.tr/gida-aromalarinda-alkol.html">Devamını Oku </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, gıda sanayiinde kullanılan koku verici aroma­lar, ekseriyetle alkolde eritilmiş, tabii veya sentetik esanslardan oluşmaktadır.</p>
<p>Bir kısım İslâm düşünürü, alkol içinde eritilmiş aroma ihtiva eden gıda maddesinin de helâl olmadığı görüşündedir. Çünkü, çoğu içildiği zaman sarhoşluk veren alkol, çok az da olsa bu gıda maddesine karışmıştır.</p>
<p>Diğer bir kısım İslâm düşünürüne göre ise helâldir. Çünkü alkolde eritilmiş aroma ilave edilmiş gıda mad­desinden az veya çok yediği zaman insanı sarhoş etmiyor.</p>
<p>Gücümüz yetiyorsa, birinci görüşe uymaya çalışmamız daha emniyetli ve daha güzeldir diye düşünüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.helal.gen.tr/gida-aromalarinda-alkol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

